zeze-0
zeze-0 (üye)
İzmir / Amatör

Çektiğim Fotoğraflar Filmde Görünmüyor.

Geçenlerde ilk analog makinamı aldım ve ilk filmimi de bitirdim. Filmi banyoya vermiştim, geri almaya gittim ve çıkartacağım fotoğrafları seçecektim. Ama filmin yarısı boştu. Adam çekmemişsin dedi. Ama ben çekmiştim Bir sürü fotoğraf çekmiştim ama çoğu filmde görünmüyordu. Şimdi yeni bir film daha aldım ve çekmeye devam ediyorum. Neye ya da nelere dikkat etmeliyim? Çektiğim fotoğraflar neden görünmüyor?

Tarih: 10 Ekim 2011, 09:17 - İp: 212.***.**6.206
antika
antika (üye)
İstanbul / Meraklı

İyi durumdaysa yani sağlamsa, fazla hırpalanmamışsa Dynax/Maxxum 7000i daha iyidir.

7000i :

1. 1988 modeldir, Minolta AF sisteminin 2.nesline mensuptur. Minolta/Sony ürün klasmanına göre model numarası 7 ile başlayanlar (7000,7xi,7D,A700 vs.) üst sınıf olan "profesyonel" sınıfına girerler. ( en üst, "amiral gemisi" sınıfında 8 ve 9 ile başlayanlar bulunur)

2. PASM modlarında çekim yapar

3. AV +/- pozlama ayarı vardır

4. Vizörü pentaprizmadır (iyi olan prizmadır), 0.84 büyütme katsayısı vardır.

5. Kendinden flaşı yoktur, sonradan üretilen Minolta/Sony flaşları "wireless" olarak süremez. (Flaş makinanın üzerine takmanız gerekir)

6. Pilsiz ve lenssiz ağırlığı 600gr.

7. Sonradan çıkan xi lensleri süremez - bu bir kayıp değildir çünkü hiçkimse xi lens kullanmak istemez.


300si :

1. 7000i'den 5-6 sene sonra piyasaya sürülmüştür, Minolta AF sisteminin 4.nesline mensuptur. Numarası 3 ile başlayan modeller Minolta ürün gamının en alt basamağındadır.

2. A, S, M modları yoktur.

3. AV +/- ayarı yoktur.

4. Vizörü pentamirror'dür ( iyisi prizmadır, dandik olan aynalısıdır ) , büyütme katsayısı 0.75'tir.

5. Kendinden flaşı vardır ve aynı zamanda wireless flaş sürebilir.

6. Pilsiz ve lenssiz ağırlığı 400gr.

7. Piyasaya ilk çıktığında üzerinde 35-70 xi lensle paket olarak satılmış. xi lensler zoom olayını motor vasıtasıyla yaparlar, dolayısıyla bolca pil harcarlar ve filmli makinaların lithium pilleri oldukça pahalıdır. Eğer elinize böyle bir xi lens geçerse biran önce kurtulmaya bakın.(*)

(*) Bazen endüstriyel uygulamalar yapan mühendislerin DSLR kalitesinde görüntüye ihtiyaçları olur. Mesela bir DSLRı uzaktaki bir bilgisayardan kumanda etmek isterler. SLR/DSLR dünyasıyla tanışan bu bahtsız meslektaşlarımın yaşadıkları ilk tatsız süpriz bugüne kadar majör üreticiler tarafından üretilen bütün zoom lenslerin elle mekanik olarak kumanda edilecek şekilde tasarlanmış olmasıdır. İşte bu arkadaşların peşine düşmeleri gereken esas lensler xi serisidir, yeorik olak Sony SLT makinalar üzerinde harika çözümler üretmek mümkün.


#antika' tarafından 18.10.2011 10:50:33 tarihinde düzenlendi.

 

Tarih: 17 Ekim 2011, 23:48 - İp: 78.***.**8.242
zeze-0
zeze-0 (üye)
İzmir / Amatör

Şu EV'i anladığımda tam olcak
Makinayı alcağım kişi Karaelmas Üniversitesi'nde Kimya uzmanı. Makinanın sağlam olduğunu söyledi.
Makina bu
Lensin yakından görüldüğü fotoğrafta gövdesi biraz hırpalanmış gibi duruyor. Ama bana temiz makina gibi geldi.

 

Tarih: 18 Ekim 2011, 09:17 - İp: 212.***.**6.206
antika
antika (üye)
İstanbul / Meraklı

Makina ve lens sağlamsa, satıcı sağlamsa hemen alın, 100 TL'ye kötü yatırım yapmanız mümkün değil.

 

Tarih: 18 Ekim 2011, 10:15 - İp: 78.***.**8.242
zeze-0
zeze-0 (üye)
İzmir / Amatör

Çok teşekkür ederim sağolun. Kasımda alıcam

 

Tarih: 18 Ekim 2011, 10:16 - İp: 212.***.**6.206
cahithip
cahithip (üye)
İstanbul / Meraklı

Sayın Antika,bunca soruya bu kadar sabır ve sakinlikle cevap verdiğiniz için sizi kutluyorum, gerçekten...Verdiğiniz bilgiler için de ayrıca teşekkür ediyorum...Selamlar...

 

Tarih: 11 Kasım 2011, 20:22 - İp: 78.***.**1.49
rokomet
rokomet (üye)
Ankara / Amatör

Antika cidden www.netfotograf.com sitesinin bahçesine heykeli dikilecek saygıdeğer şahsiyetlerden birisin.

genel konuya dair fikrim "zeze-0'ın acemiliği ve şanssızlığı" şeklinde bir özettir..
çünkü zenith-e yerine zenith 12xp almış olsaydı vizördeki uyarıcı ışıklardan "düşük pozlama" yada "fazla ışık" kavramlarını daha kolay anlayacaktı.. şanssızlık işte..

neyse 7000i yada 300si edinince otomatik modda makinenin atadağı rakamları görünce, diyafram ve perde hızı arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin fotoğrafı nasıl etkilediğini daha kolay öğrenir.. yani umarım öğrenir.. yoksa herşeyi otomatiğe bırakıp bunları hiç düşünmeden sürekli otomatik modda çekim yapma kolaycılığına kaçarsa "fotoğrafçılığı" ıskalar.. şanslıysa "teğet geçer"

örneğin bir "B" modunda karanlık bir caddeyi nasıl pozlaması gerektiğini öğrenemez. yada "pozlama telafisi" denen şeyi sadece fotoğrafçıların aralarında kullandığı sihirli bir kelime yada şifreli bir dilin tabiri zanneder.

sayın zeze-0;
rakamsal ve işin temeli konusunda antika hocanın söylediklerinin üzerine söylenecek birşey yok.. hepsini iyi okuyun.. hatta size bir tavsiye bunların bir çıktısını alın.. fotoğraf çektikçe okuyun.. birkaç günde bir okuyun.. sindirene kadar okumaya devam edin..

ben size sözlü basit bir anlatım yapayım..
bir fotoğrafı
negatif film saydamsa (sizin tabirinizle beyaz ise) (karta baskısı siyah olur)
a- az ışıklı çekmişsinizdir. (diyafram F:22 gibi) (çektiğiniz fotoğraf çok karanlıktır. ortamda ışık azdır)
b- çok hızlı çekmişsinizdir (perde hızı 1/1000 gibi)

negatif film simsiyah ise (antikanın "yakma" tabiri kullandığı)-karta baskısı bembeyaz çıkar
a- çok ışıklı çekmişsinizdir (diyafram F:4,5 F:3 gibi) fotoğrafı çekerken makineye (filme) çok fazla ışık girmiş demektir.
b- çok yavaş çekmişsinizdir.. (güneşli günde güneşe karşı perde hızı 1/30 gibi)
(....filmi kaset içine sarmadan makineyi açarsanız filmi yine yakmış olursunuz...)


fotoğrafta ışık hammaddedir bunu şimdiye kadar öğrendiniz sanırım... fotoğrafını çektiğiniz anın "hareket" miktarı ise "imkan" nınızdır.. fırsatınızda diyebiliriz. yani ışık olmazsa olmaz.. ama hareket olmasada olur.. ne kadar az hareket varsa o kadar çok imkanınız vardır.. ne kadar çok hareket varsa o kadar imkansızdır o fotoğraf..

karıştırmadan basit örnekleyim
vapurun arkasındasınız..
güneş karşınızda batıyor.. bir martı önünüzden geçiyor..
makineyi doğrultup ayar yapmadan deklanşöre basarsanız muhtemelen aşırı ışıktan yanacak..
yada yavaş perde hızından dolayı martının harekesi fluu bir leke olarak görünecek..
f:5,6 yapsanız çok ışık girecek, film (fotoğraf) yanacak.. perde hızını 1/30 falan yaparsanız çok yavaş kalacak yine film yanabilir yada martı belirsiz bir leke olur..

böyle bir fotoğraf çekiminde ben duruma ve ışığa göre az tecrübemle makineyi hemen 1/250 yada 1/500 perde hızına ayarlarım.. çünkü o an bana martıyı havada donduracak bir perde hızı lazım.. güneşi karşıdan gördüğüm içinde ışığın fazlasını yok edebilmek için diyaframı kısmam lazım onuda f:16 falan yaparım.. bu rakamlar şu an yaklaşık tahminimdir.. o anın durumuna göre biraz değişkenlik gösterir..

 

Tarih: 12 Kasım 2011, 17:03 - İp: 88.***.**0.90
zeze-0
zeze-0 (üye)
İzmir / Amatör

sayın rokomet;
O kadar da acemi değilim Yani güneşli havada enstantane 30 ayarında çekim yapacak kadar. Ya da hareketli bir nesneyi net yakalamak için perde hızını yüksek tutmam gerektiğini biliyorum. Diyaframı da biliyorum, ortamdaki ışıkla orantılayabiliyorum yani. Makinayı aldığım kişi bana yanında ufak da bir kağıt vermişti. Hangi hava şartlarında hangi ayarlarda çekim yapacağım yazılıydı kağıtta. Başta anlamadım o yazıları, ama bu forumda gezindikten sonra kavradım. Az çok bişeyler biliyorum. Sağolsun antika hocanın da yorumlarının çok katkısı oldu. Mesela geçenlerde 200 isoluk ve 400 isoluk iki film bitirdim. Bu filmlerle çekim yaparken (diyafram*diyafram*enstantane)/iso formülüne göre çekim yaptım. Telefonda hesapladım vs... Çok katkısı oldu sağolsun, daha filmleri banyo ettiremedim ama

Bir de geçenlerde büyük acemilik yaptım onu bir anlatayım, yorumlarınızı bekliyorum bu konuyla ilgili.
Zenit-E. Film bitti. Sarma kolunu çekip sarmaya başladım. Bir yerden sonra tık diye bir ses gelmesi gerekirken zorlandı. Zorlasam film yırtılacak gibiydi. Daha önce hiç film sarmamıştım açıkçası kendi başıma yapabilirim diye düşündüm. Normalde filmi, filmi aldığım fotoğrafçıya takıp çıkarttırıyordum. Neyse. Baktım olacak gibi değil. Odanın ışığını kapattım (akşamdı zaten içerisi iyice karanlık oldu). Karanlık ortamı sağladıktan sonra kapağı açtım, ucunu çektim, o bir yer var ya hani tekerlek gibi işte oraya sıkışmış. Çektim. Sonra filmin içine sardım.
Yanmış mıdır? Ben umudu kestim o filmden artık...
Bakalım.

İlginize çok teşekkür ederim rokomet.
Ve antika hocam size de tekrar çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar...

 

Tarih: 14 Kasım 2011, 09:17 - İp: 212.***.**6.206
antika
antika (üye)
İstanbul / Meraklı

Bu işlemi zifiri karanlıkta yapıldıysa, film ışık görmediyse, yanmamamıştır. Tek sıkıntı siz o makarayla cebelleşip filmi çekiştiriken üzerinde parmak izi bırakmış olma ihtimalinizdir.

Eğer olay mutlak zifiri karanlıkta gerçekleşmediyse, yani ortamda az da olsa ışık varsa, (ayışığı, 200m ötedeki sokak lambasının ışığı, standby durumundaki TVnin kırmızı ışığı vs.) o zaman işler değişir. Bu durumda filmin o ışık kaynağını doğrudan görüp görmediği, ne kadar süre ışığa maruz kaldığı, filmin ISO değeri faktörlere bağlı olarak filmin yanma ihtimali artar veya azalır. Banyoya verip görmekten başka çareniz yok.

Unutmayın, filmin tam boyu yaklaşık 150cm falan, herbir kare 3.6cm boyunda, filmi bir kulaç açıp boydan boya ışığa tutmadıysanız karelerin hepsi birden yanmaz, ışığa maruz kalan kareler yanar sadece.

 

Tarih: 14 Kasım 2011, 10:08 - İp: 78.***.**8.242
zeze-0
zeze-0 (üye)
İzmir / Amatör

Yok zaten en son kare olur ya hani filmi takarken ucunu tuttururuz o tekerleğe. İşte oraya kadar sarma koluyla sarmıştım, sonrası gelmemişti. Sıkışmış. Açıkta kalan bi kaç kare vardı. Kapının altından az bir ışık giriyordu ama doğrudan filme vurmuyordu. Bakalım banyoya verip aldıktan sonra görcez. Film takıp çıkarmayı da öğrensem iyi olcak.

 

Tarih: 14 Kasım 2011, 11:34 - İp: 212.***.**6.206
antika
antika (üye)
İstanbul / Meraklı

Sanırım film takıp sökmeyi öğrenmenin en iyi yolu pratik yapmak, şöyleki :

Makinaya yeni makara takın 2 poz falan boş çekim yapın, sonra film kapağını açıp filmi geri sarın, geri sararken filmin nerede nasıl takıldığını gözlemleyin, doğru hamleyi bulup aynı işlemi gözünüz kapalıyken birkaç kere tekrarlayın. Bu yaparken perdeye parmak atmamaya gayret edin.

Burada kapağı, filmi geri sarmadan açmanızın sebebi hem içeride neyin yanlış gittiğini görmeniz, hem de eğer bir şekilde geri sarma işlemi başarıyla gerçekleşirse filmin ucunu kartuşun içine kaçırmamanızdır. Film ucu kartuşun içine kaçarsa çıkarmak için 5-10 TLlik özel bir aparata ihtiyacınız olacaktır.

Filmin nasıl çıkarılacağını öğrendiğinize kanaat getirince filmi makinaya bir daha takın ve filmin başındaki yanmış kareleri atlamak için 4 poz boş çekim yapın. Filmi makinaya takmadan önce, kartuşun içindeki filmin gerginliğini (sarımın sıkılığını) orjinal haline mümkün olduğunca yakın tutun.

Böylece baştan 4 kareyi harcama pahasına olayı etüd etmiş olacaksınız.

 

Tarih: 14 Kasım 2011, 13:53 - İp: 78.***.**8.242