andolini78
andolini78 (üye)
İstanbul / Reklam Fotoğrafçısı

Temel Fotoğrafçılık

Hızla gelişen ve büyüyen teknoloji pazarıyla yenilikçi, zaman kazandıran ve adeta her meraklıyı profesyonel fotoğrafçı(!) statüsüne ulaştıran dijital fotoğraf makineleri raflarda yerini almaya devam ediyor.
Bu yazıda sizlere digital fotoğraf makineleri üzerine yanlış bilinenleri ve tercih etme kolaylıkları sağlayan bilgiler sunmaya çalışacağım. Teknik özelliklere girmeden yüzeysel anlatımlarım olacak.

Otomatik zoom ve netleme özelliği olan kompakt fotoğraf makineleri megapiksel üzerine megapiksel yarışına giriyor. Oysa ki, megapiksel yanlızca baskı boyutunu belirleyen bir özelliktir. Asla fotoğraf kalitesini göstermez. Eğer çektiğiniz fotoğrafları evinizin bir duvarına asmayacaksanız, yanlızca albüme konacak fotoğraflar çekecekseniz, yüksek megapiksel size bir avantaj sağlamayacaktır. Eğer objektif çapı daha büyük ve megapikseli daha düşük bir makine bulduysanız, tercih etmelisiniz. Kimi makinelerde zoom özelliğinden bahsediliyor. 12X optik zoom, 7X digital zoom gibi. Optik zoom, objektifin hareket etmesiyle elde edilen yaklaştırma özelliğidir. Digital zoom, megapikselden ve görüntü kalitesinden ödün vererek kaliteyi düşüren yaklaştırma özelliğidir. Bir sonraki yazımda zoom özelliğinden bahsedeceğim.

Makine seçimi yaparken marka konusunda internette yüzlerce makale yazılıyor, hatta adeta marka savaşı yaşanıyor. Önde olan üç marka Canon, Nikon ve Sony. Bunların dışında Olympus, Kodak, Fuji, Panasonic, Samsung vs. markalar da mevcut. Burada bir parantez açıp hafıza kartları ve güvenliğe değinmek istiyorum. 2004 yılından beri gözlemlediğim bir konu, hafıza kartı tiplerine göre kamera. XD Kart tipi kullanılan kameralara çok dikkat etmek gerekiyor. Bilgisayara aktarım konusunda oldukça hassaslar. Çabuk bozulabiliyor ve fotoğraflarınız silinebiliyor. Silinen fotoğrafları geri getiren programlar mevcut ama %100 garanti mantığıyla çalışmaz ve insanda derin depresyonlar yaratır. Büyük paralar harcamışsınız ve tatile çıkmışsınız. Fotoğraflarınızı bilgisayara aktarırken kart okunamıyor hatası aldınız. O an anılarınıza veda edebilirsiniz. Hafızanızda tuttuğunuz kadarıyla idare etmeniz gerekebilir. Makine seçimi yaparken hafıza kartı tipine göre seçmenizde fayda var. SD kartlar, XD kartlara oranla daha güvenlidir.

Hafıza kartı satın alırken bildik markalara yönelmeniz ve yüksek kapasiteli kartlar kullanmamanız avantaj sağlayacaktır. 1 adet 16 GB kart aldınız ve kartı suya düşürdünüz. Binlerce fotoğrafınız heba olur. Bunun yerine ayrı ayrı 2’şer ya da 4’er GB kart kullanmanız daha güvenli olacaktır.

Aslında tüm kompakt digital fotoğraf makineleri birbirine benziyor. Aralarında yazılımsal farklılıklar oluyor. Biri tek dokunuşta panaromik fotoğraflar çekebiliyor, biri instagram gibi fotoğraf efektleri sunuyor. Yazımın başında söylediğim gibi gelişen ve hızla büyüyen bilişim teknolojileri, bilgisayar üzerinde fotoğraflara müdahale edebileceğiniz kullanımı kolay programlar sundu ve gün geçtikçe yenileri çıkıyor. Örneğin bir Google yapımı olan Picasa, bu konuda oldukça ileride. Fotoğraflarınızı bir profesyonele ihtiyaç duymadan kırpabilir, renkleriyle oynayabilir ve çeşitli efektler katabilirsiniz.

Bir diğer konu, temel ayarlar. En sık karşılaştığım soru, “gece çekimlerinde hangi ayarı kullanacağım” oluyor. Eğer bir restaurantta ya da salonda flaşlı çekim yapacaksanız otomatik modda çekim yapabilirsiniz. Makine ortamın karanlık olduğunu algılayacak ve flaşını otomatik açacaktır. Gece çekiminden kasıt manzara fotoğrafı ise, makinenizi bir tripod üzerinde ya da sallanmayacak bir zemine sabitlemeniz gerekir. Ayrıca makinenin modunu otomatikten çıkarmanız, varsa “P” Program moduna almanız gerekir. Geriye yalnızca deklanşöre basmak kalır. Elbette P modunda bir takım düzletmeler yapmanız gerekir. ISO ya da pozlama gibi. Bir sonraki yazımda teknik özellikllerden bahsedeceğim.

Tatile çıktığınız farzedelim. Gündüz vakti denize giren çocuklarınızı, ya da ören yerlerinde fotoğraf çektiğinizi düşünelim. Eğer hava yeterince aydınlık, güneşli ise, makinenizde türlü ayarlar yapmanıza gerek yok. Işık varsa birçok engel kalkmış olur. Dikkat etmeniz gereken tek bir şey kalır, o da kadrajlama. Nedir bu kadraj? Fotoğraf çekerken seçtiğiniz çerçevelemedir. Mümkünse vizöre gözünüzü dayayın, (elektronik ekranlardan bakarak çekmek, dikkat dağıtır) ve etrafta çekmek istediğiniz konunun dışındaki objelerden kurtulana kadar doğru kadrajı seçin. Örneğin kenarda bir çöp kutusu, arkada konu ile ilgili olmayan objeler, insanlar gibi. Fotoğraf çekme sanatı, varolan konuyu, gereksiz objelerden sakınmak ve çerçevelendirmektir. Yani fotoğraf kadrajda gördüğünüz objeleri çekmek değil, konuyu ön plana çıkarmak için gereksiz obje ya da nesnelerden arındırmaktır.

Ahmet EBCİM
www.opusajans.com

Tarih: 2 Nisan 2013, 13:30 - İp: 94.***.**0.160
nikon_d7000
nikon_d7000 (üye)
Adana / Amatör

Faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler.
Burada şunu sormak isterim; bahsettiğiniz gibi fazla MP fotoğrafı büyük kullanmak (baskı almak) için gerekli, dolayısıyla fotoğraf kalitesine pek etkisi yok. Eğer, baskı alınmayacak ve sadece büyük ekran bir LCD TV de fotoğraflar bakılacak ise, yine aynı kural geçerli olur mu?

 

Tarih: 3 Nisan 2013, 02:11 - İp: 85.***.**1.107
andolini
andolini (üye)
İstanbul / Meraklı

Merhaba,

Elbette aynı kural geçerlidir. Yüksek MP olmasının herhangi bir önemi olmaz. LCD TV'ler 1920x1080 piksel görüntüleyebiliyor. Fotoğrafın daha yüksek çözünürlükte olmasının herhangi bir önemi yok.

 

Tarih: 3 Nisan 2013, 08:54 - İp: 94.***.**0.160
nikon_d7000
nikon_d7000 (üye)
Adana / Amatör

Teşekkürler hocam

 

Tarih: 3 Nisan 2013, 12:02 - İp: 85.***.**1.107
  • 1