okyanus.
okyanus. (üye)
İstanbul / Profesyonel Fotoğrafçı

Imf Nin Baş İktisatçısı Ve Türkiye

Şimdi belki bu konunun fotoğrafla ilgisi ne diyen de olabilir. Ülkemizin ekonomik durumu fotoğraf makine ve malzeme fiyatlarını da doğrudan etkilediği için bence kısmen alakalı.

Aşağıdaki yazılanları bağımsız ve vatanını seven Türk İktisatçıları yıllardan beri söylemekteydi. Ancak ABD ye AB ye ve İMF ye göbeğinden bağlı siyasiler, ülkemizin kalkınması için bağımsız düşünen ve sadece ülkesine, insanına ve ülkesinin değerlerine güvenerek kalkınmayı savunan bilimadamlarına kulak tıkadığı için, herşeyi ABD den beklediği için belki şu İMF baş ekonomistinin söylediklerini dikkate alırlar. Ne de olsa bu sözleri bağımsız bir türk bilimadamı değil de İMF söylemektedir .

Bugünkü ( 06 Eylül 2006 ) Hürriyet Gazetesin de yer alan Ege Cansen'in yazısı :


Ege CANSEN ecansen@hurriyet.com.tr

Kritik tercih


IMF’nin baş iktisatçısı Chicago Üniversitesi profesörlerinden Raguham Rajan, hocalığa dönmeye karar vermiş.

Tam bu sırada da meslektaşlarıyla birlikte yürüttüğü "yabancı sermaye ile büyüme" arasındaki ilişkileri irdeleyen bir çalışmasının sonuçlarını kamuoyuna açıklamış. Bu çalışma 1970-2004 yılları arasını kapsıyor. Gelişmekte olan ülkelerin bu 35 yıllık döneme ait bilgileri derlenmiş ve matematik bir analize tabi tutulmuş. Anlaşılmış ki, doğrudan yatırımlar hariç, az yabancı sermaye çeken ülkeler, çok yabancı sermaye çeken ülkelerden daha hızlı büyümüş. Bunun sebebini de, bir ülkeye "hazmedemeyeceği" kadar bol döviz girişinin, o ülkede döviz fiyatları olması gerekenin altına düşürmesi ve kalkınmanın motoru olan sanayi sektörünün rekabet gücünün zayıflaması olarak açıklamışlar.

* * *

Dünyanın ünlü iktisatçılarının, hele hele IMF baş iktisatçısı gibi bir unvana ulaşan bir iktisat profesörünün, uzun araştırmalardan ve yüksek matematik analizlerden sonra böyle sonuçlara ulaşması beni çok memnun etti doğrusu. Bu köşeyi izleyenler, "Yahu sen aynen bunu söylüyordun, tabii senin fikrini destekleyenler çıkınca sevineceksin" diyeceklerdir. Doğrudur; yazdıklarımdan ne kadar emin olursam olayım, bazan içime, acaba yanılıyor muyum diye bir kuşku düşüyor. O zaman başım dönüyor ve tüm bedenimi ter basıyor. Tekrar sıfırdan düşünmeye başlıyor, hatalı ifadelerimi düzeltiyor ve kendimi yavaşça toparlıyorum. Ama IMF’nin baş iktisatçısı, beni doğrulayınca keyfim hemen yerine geliyor.

* * *

Bundan bir süre önce "dobezite" diye bir kelime uydurmuş ve bu kelimenin temsil ettiği kavramı ve yol açtığı sonuçları bir makale halinde sizlere sunmuştum. Dobezite "döviz ile obez" sözcüklerinden türetilmiştir. Döviz, bilindiği gibi yabancı "sert para" (hard currency) demek. Obez ise, sağlıksız şişman, obezite de sağlıksız şişmanlık oluyor. Obezler de, aynen sağlıklı insanlar gibi, insan yaşamı için gerekli gıdaları tüketiyor. Ama gereğinden fazlasını. Bu yüzden obez vücutlarda, kas gelişeceğine, yağ birikiyor. Biriken yağ, vücudu büyütüyor ama, iş yapma kapasitesini artırmıyor. Aksine kaslar için fazladan bir yük teşkil ediyor. Aynen ucuz dövizle patlayan ithalatın, gümrükte alınan vergileri ve iç ticarette kárları yükselterek, milli geliri büyüttüğü gibi. Ama düşük fiyatlı döviz, sanayinin rekabet gücünü kırıp "net katma değer ihracatını" azaltıyor. Yani ülkenin döviz kazanma yeteneği hırpalanıyor. Cari açık artıyor, dış borçlar büyüyor ve bu sebepten ekonomik bünye, dış kaynaklı finansal krizlere karşı dirençsizleşiyor. Kriz vurunca da büyüme kesintiye uğruyor. Yani dobezite, bilinen deyimiyle "sürdürülemez" bir tablo yaratıyor.

Son Söz: Arpanın fazlası ata, dövizin fazlası ekonomiye yaramaz.

Şahsi notum olarak bu konulara ilgi duyan arkadaşların "Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" kitabını da okumalarını tavsiye ederim.

Hepinize selam ve saygılar..

Tarih: 6 Eylül 2006, 15:02 - İp: 81.***.**2.90
rokomet
rokomet (üye)
Ankara / Amatör

Güzel yazıymış gözden kaçmış..

 

Tarih: 25 Mayıs 2007, 16:56 - İp: 88.***.**2.163
tatarbey
tatarbey (üye)
Ankara / Meraklı

Sevgili okyanus paylaşım için teşekkürler.

Güzel bir yazı...

Keşke defedebilsek şu imf'yi ve ab'ye hayır diyen bir siyasi oluşum olsada oyumuzu ona versek ama nafile kim seçilirse seçilsin bir şey değişmeyecek gene.

Rejim tehlikede lafları falan hepsi hikaye iktidara gelmek isteyen partilerin oy toplama taktikleri asıl memleket tehlikede çıkıp onu söyle sen bende inanayım samimiyetine.

ABD, AB ve IMF asıl tehlike bence...

Bugün rejim tehlikede diyenler yarın iktidara gelirse kapıkulu siyaseti bitecek ABD, AB ve IMF' ye hayır diyebilecekmi...

Bence HAYIR

Rejim kendisini korur kendisini koruyamazsa biz koruruz ama ABD AB ve IMF ye karşı politikaları halk olarak biz üretemeyiz Rejim tehlikede deyip çıkıp şov yapacağına bu üçlüye karşı politika geliştir siyaset geliştir ama bu memleket böyle geldi böyle gidecek ne yazık ki.

İç çekişmeler yüzünden dış tehlikelere karşı politika üretemiyor ve sömürülüyoruz.

Çünkü at gözlüklerini çıkartamıyoruz.

Mesela at gözlüklerini çıkartmadan bakan bir insan bu yazımı akp'yi savunan chp ye karşı bir yazı olarak algılayabilir. Ama benim derdim daha başka...

Mesele malezya örneği gözümüzün önündeyken sırf bir parti çıksın ve imf ile ilişkilerimizi donduracağız desin oyumu vereyim ama yok kardeşim yok.

Bakmayın çatır çatır kavga ettiklerinde.

Özelleştirme, ABD, AB ve IMF sözkonusu oldumu en radikal sağından en radikal soluna varmı birbirlerinden farkları?

Yok...

Bu kadar basit...

 

Tarih: 25 Mayıs 2007, 17:41 - İp: 213.***.**2.98
rokomet
rokomet (üye)
Ankara / Amatör

Bu kadar basit olan ne?

Bu memleketi yönetmek mi? Pek de aynı kanıda değilim.
Bu memleketi yönetmek için çok üst seviyede donanımları olan kişilere ihtiyaç var. Peki Türk toplumu bunu içinden çıkartabiliyor mu ? Günümüz dünya koşullarında hayır. Ne akp yandaşı/karşıtı yım nede başka herhangi bir tarafın yanında/karşısındayım. Bundan 5-10 yüzyıl önce Türk toplumunun kültür seviyesi başkaca toplumlara göre daha iyi olduğundan -kendi içinden- donanımlı ve yüksek değerlere haiz yöneticiler çıkartabiliyordu. Oba beyliğinden padişahlığa kadar bu böyle gitti.. ve Mustafa Kemal belkide türk toplumuna allah tarafından gönderilmiş bir mükafat veya ödüldü.. Tabiki bu memleketi yönetmek tek kişiyle olacak şey değil. Ekip veya "vatansever"lerin yapacağı bir olay.
Sen, ben, biz, siz okuyoruz öğrenioruz ama onlar yada diğerleri.. Türk toplumu veya Türkiye ormanına baktığınız zaman bütün ağaçlar yüzlerini güneşe dönmüş ve etrafında ne oluyor ne bitiyor diye merak içindemi yoksa tek bir ağacı adeta kıble bilmiş, dünyadan bi-haber, çevresinde olanlara kayıtsız yaşayıp gidiyormu..
kim söylemişti bu sözü
Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir.

Çok acayip bir yapı var memlekette.. Partiye üye olup, "Belli bir ideoloji yada yönetim şeklini" destekleyenler genelde pek okumayan sadece sürü ve grup psikolojisiyle hareket eden insanlar. Fakat okuyan araştıran ve memleketin haline veya dünya düzenine ve hatta sisteme kafa yoranlar ise hiç bir siyasi harekete, partiye bulaşmayan insanlar.. Herşeyden önce bu memlekette önce bu yapının değişmesi gerekiyor.

 

Tarih: 26 Mayıs 2007, 09:38 - İp: 88.***.**6.221
pazarbey
pazarbey (Avukat)
Kütahya / Amatör

Okyanus hoş bir yazı olmuş. Mantıklı geliyor insana. Yabancı sermaye girişi netice itibarıyla ülkeye doğrudan bir girdi olsada geliri dışarıya gitmektediyorsun. Gelen dövizde şişkinliklere sebep oluyor diyorsun. Bunu ihracat yapanlarda söylüyor. Lakin belli bir istihdam ve girdiside olduğu kesin. Çinde yapıyor bunu ve korkunç büyüyor.
Doğrumu anlamışım.
BEnde genel kurmay başkanlarının açıklamaları ve ekonomiye etkileri konusunda teoriler geliştireyim.

 

Tarih: 26 Mayıs 2007, 09:43 - İp: 88.***.**4.241
kontrast
kontrast (üye)
İstanbul / Meraklı

g-üzel bir yazuya benziyor. Ama uzun olmuş. Biri bana ozetlesin yarına kadar. Şimdilik iyi akşamlar..

 

Tarih: 26 Mayıs 2007, 22:37 - İp: 88.***.**1.21
  • 1