Fotoğraf ve fotoğrafçılık hakkında haberler, bilgiler ve tartışma platformu.
  Anasayfa Foto Haber Forum Foto Market Fotoğraf Galerisi Seri İlanlar Eğitim Fotoğraf Gezileri Reklam İletişim
film şeriti
  Uzaklara doğru  - Fotoğraf: Berkan Dolapcı Kedi - Fotoğraf: Mehmet Özıspartalı İstanbul-16 - Fotoğraf: Sezgin Özdemir Alacabalıkçıl ve kurbağa - Fotoğraf: Birol Dinçer Yağmurla gelen güzellikler - Fotoğraf: Bekir Karaca
17 Ocak 2021, Pazar
» Diyar Diyar Anadolu
 Doğal Yaşam
 İl İl Türkiye
 Kültürel Miraslarımız
 
 
» Fotoğrafça
Site Yöneticileri Uyuyor Mu?
adminMerhaba Arkadaşlar,      Sürekli eleştiriliyoruz. Taktir edilsek de genel de bu niye yok, şu niye eksik, onay niye geç gibi bir dolu sorunun muhatabı oluyoruz. Siteyle ilgili olarak bir çok konu açıldığı gibi birçok da e-mail alıyoruz. Bunların bir kısmına cevap verdiğimiz gibi b...
Devamı »
 
» İl İl Türkiye
Antakya...
Antakya...
Antakya civarının tarihi, şehrin kuruluşuna göre çok daha eskidir. Osmanlıca efsanevi bir el yazmasına göre Antakya dünyada kurulan ilk dört kentten...
Devamı>>>
 
» Aktif Üye/Ziyaretçi
Üye: emre1721, (1)
Ziyaretçi:
 
Toplam Üye: 279898
Dün: 5
Bugün: 0

Bayburt Kalesi - / Bayburt

Şehrin kuzeyinde inşa edilmiş olan kalenin kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir.İlk yapının Ermenilere ait olduğu öne sürülse de , Bağrat sülalesi zamanında (885 – 1044) varlığından söz edilir.
Anadolu Selçukluları döneminde II.Kılıçarslan’ın oğlu ve Erzurum meliki Tuğrul Şah Trabzon Rum Pontus İmparatorluğu’ndan gelecek saldırılara karşı korunaklı olan bu kaleyi adeta yeni baştan yaptırmıştır. Nitekim, bu kale üzerinde bunu belgeleyen 20 adet Arapça kitabe bulunmaktadır. Bu kitabelerden 17 tanesi Tuğrul Şah dönemine, bir tanesi de Kanuni dönemine ait olup, iki kitabe okunamamıştır.
Selçuklulardan sonra Artukoğulları bu kaleyi ellerine geçirmiş, Kanuni Sultan Süleyman ve III.Murat döneminde de Bayburt Kalesi onarılmıştır. Evliya Çelebi 1647 yılında buraya geldiğinde kale içerisinde 300 evlik bir mahalle ile Ebü’l Feth Camisi’nin bulunduğunu belirtmiştir. 1823 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiş ve büyük ölçüde tahrip olmuştur.
Kalenin sur duvarları 30 m. yüksekliğinde ve 12-13 m. yüksekliğinde burçları kademeler halinde devam etmektedir. Kale önünde de benzerlerinde görülen su hendeği burada bulunmamaktadır. Giriş kapısı da doğuda ve kuzey yönünde bulunmaktadır. Kale, beş köşeli bir plan göstermektedir. Bazı kaynaklarda kalenin altıgen planlı olduğu da belirtilmiştir. Surlar yarım daire, kare ve üçgen planlı burçlarla desteklenmiştir. Kalenin iki kapısından doğuda bulunan Demir Kapı ismi ile tanınmakta olup, bu kapı üç katlıdır. Kalenin batısındaki kapı Nöbethane Kalesi ismi ile tanınır. Bu kapının solundaki beş satırlık kitabede Selçuklulardan Tuğrul Şah’ın dönemi anlatılmaktadır. Bu yazıtın yanında da Lülü isimli bir mimarın ismi bulunmaktadır. J.Arnold Hamilton kapı kemerinin iki yanındaki kitabeler arasında bir arslan kabartmasının da bulunduğunu belirtmiştir. Kalenin doğu kesiminde XVIII.-XIV.yüzyılda yapıldığı sanılan bir de kilise kalıntısı bulunmaktadır.
Ayrıca bu kaleye “Çinimaçin” kalesi de denilmektedir.Kaleye bu ismin verilmesine sebep olan çini süslemelerdir.

Gönderen: Cagdas Demirdag

 
©Copyright 2002 - 2011