Fotoğraf ve fotoğrafçılık hakkında haberler, bilgiler ve tartışma platformu.
  Anasayfa Foto Haber Forum Foto Market Fotoğraf Galerisi Seri İlanlar Eğitim Fotoğraf Gezileri Reklam İletişim
film şeriti
  Uzaklara doğru  - Fotoğraf: Berkan Dolapcı Kedi - Fotoğraf: Mehmet Özıspartalı İstanbul-16 - Fotoğraf: Sezgin Özdemir Alacabalıkçıl ve kurbağa - Fotoğraf: Birol Dinçer Yağmurla gelen güzellikler - Fotoğraf: Bekir Karaca
17 Ocak 2021, Pazar
» Diyar Diyar Anadolu
 Doğal Yaşam
 İl İl Türkiye
 Kültürel Miraslarımız
 
 
» Fotoğrafça
Site Yöneticileri Uyuyor Mu?
adminMerhaba Arkadaşlar,      Sürekli eleştiriliyoruz. Taktir edilsek de genel de bu niye yok, şu niye eksik, onay niye geç gibi bir dolu sorunun muhatabı oluyoruz. Siteyle ilgili olarak bir çok konu açıldığı gibi birçok da e-mail alıyoruz. Bunların bir kısmına cevap verdiğimiz gibi b...
Devamı »
 
» İl İl Türkiye
Antakya...
Antakya...
Antakya civarının tarihi, şehrin kuruluşuna göre çok daha eskidir. Osmanlıca efsanevi bir el yazmasına göre Antakya dünyada kurulan ilk dört kentten...
Devamı>>>
 
» Aktif Üye/Ziyaretçi
Üye: emre1721, (1)
Ziyaretçi:
 
Toplam Üye: 279898
Dün: 5
Bugün: 0

Kaya Doruğu Ülkesi - Beypazarı / Ankara

Beypazarı Tarihi

Beypazarı Ankara'nın 100 Km batısında, eski Ankara-İstanbul yolu üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayaş, Güdül, Nallıhan ve Kıbrıscık İlçelerinin ortasında sosyal, kültürel ve ekonomik merkez olma özelliğini korumaktadır.

Anadolu'nun tarihi seyrine baktığımızda, Beypazarı ilçesine ilk çağda HİTİT, FRİG, GALAT, ROMA, BİZANS, daha sonra da ANADOLU SELÇUKLU ve OSMANLILAR'ın egemen oldukları görülmektedir.

Beypazarı, Roma döneminde, İstanbul'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunmaktadır. İlk adı LAGANİA'dır. Bilge UMAR ‘ın Türkiye'deki “Tarihsel Adlar” adlı kitabında Lagania' nın anlatımı yapılmış ve ‘Kaya Doruğu Ülkesi' anlamına geldiği sonucuna varılmıştır.

M.S. 6.yy' a kadar adı Lagania olan Beypazarı'nın adı bu tarihten sonra değişmiştir. M.S. 491-518 yılları arasında hüküm süren Doğu Roma (Bizans) imparatoru Anastasios'un o dönemlerde piskoposluk merkezi olan Lagania' yı ziyaretine atfen şehrin adı, “Lagania-Anastasiopolis” ( ANASTASİOS kenti ) olarak değişiyor.

Türklerin Sultan Alparslan komutasında Anadolu'ya girmesinden kısa bir süre sonra Marmara'ya ulaşmaları ile Beypazarı da ilk Türk akıncıları ile karşılaşmıştır. Selçuklu yönetimindeki Beypazarı, konum itibarı ile sık sık göç eden Türkmen boylarına yurt olmuştur.

Bu boylardan en önemlisi Kayı boyudur. Selçuklu Sultanlığı'nın kendilerine yurt olarak yer gösterdiği bu Türk boyu, Gazi Gündüzalp yönetiminde ilk önce Ankara civarına yerleşmiştir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in dedesi Gazi Gündüzalp'in mezarının Beypazarı'nın Hırkatepe köyünde olduğu bilinmektedir.

Selçuklular döneminde Beypazarı, İstanbul-Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Beypazarı, Orhan Bey'in Ankara'yı alması ile Hüdavendigar (Bursa) Sancağı'na bağlanarak Osmanlı yönetimine geçmiştir.

Beypazarı 1868 yılından itibaren siyasi yönetiminde yer değişikliği ile Ankara'ya bağlı bir kaza olarak önemini sürdürmüştür.

Osmanlı Devleti'nin toprak rejimi ve askeri sisteminin bel kemiğini oluşturan Tımarlı (Anadolu) Sipahi Merkezleri'nden birisi olan Beypazarı; yöredeki Sipahi Beyi'ne ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna istinaden BEĞ BAZARI diye adlandırılmıştır.

EVLİYA ÇELEBİNİN SEYAHATNAMESİNDE BEYPAZARI

Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde (Hicri 1058 Miladi 1638) Beypazarı'ndan şöyle bahseder:

" İlk kurucusunu bilmiyorum. Fakat ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah'ın veziri Dinar Hezar'dır. Onun için şehre “Germiyan Hezar” da derler.

Haftada bir gün güzel süslü bir pazar kurulup, bütün kıymetli eşyalar bulunur. Halkının uğraşları tiftik keçisi olduğundan, pazarında sof çok satılır. Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her hafta etraf köylerinden 10 bin insan toplanır.

Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır. Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi yoktur. Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum.

Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41 mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri yoktur. Çarşı içinde cami güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır.

Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet cömert bir kimsedir.

Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi re

Gönderen: İsra Nilgün Özkan

Beypazarı - Hakan Tütüncü
Beypazarı
Beypazarı - Mehmet Akar
Beypazarı
Yazılıkaya - By Zicoes
Yazılıkaya
Beypazarı-3 - Yasemin Dutoğlu
Beypazarı-3
Beypazarı-2 - Yasemin Dutoğlu
Beypazarı-2
Beypazarı-1 - Yasemin Dutoğlu
Beypazarı-1
Geçmişin İzinde - Yasemin Dutoğlu
Geçmişin İzinde
Beypazarı 1 - Selçuk Çobanoğlu
Beypazarı 1
Beypazarı Yolla... - Vildan Sönmez
Beypazarı Yollarında
Sayfalar: 1 | 2
 
©Copyright 2002 - 2011