Fotoğraf ve fotoğrafçılık hakkında haberler, bilgiler ve tartışma platformu.
  Anasayfa Foto Haber Forum Foto Market Fotoğraf Galerisi Seri İlanlar Eğitim Fotoğraf Gezileri Reklam İletişim
film şeriti
  Küçük Akbaba - Fotoğraf: Özgür Kalay Demirci - Fotoğraf: Uğur Yavuz kelebek - Fotoğraf: Hasan Fahri Özkan Nemrut dağında yıldız pozlama - Fotoğraf: Hüseyin Kekiç yol kenarı - Fotoğraf: Pınar Cici
24 Temmuz 2014, Perşembe
» Diyar Diyar Anadolu
 Doğal Yaşam
 İl İl Türkiye
 Kültürel Miraslarımız
 
 
» Fotoğrafça
Kötüye Kötü Demeyi Öğrenmek
harmanciMerhabalar;   Fotoğrafçılıkta belli teknik standartlar olduğu su götürmez bir gerçek olsa gerek.Bu anlamda bir fotoğrafın belli standartları yakalamış olması kaliteye ve iyiye doğru giden yolun anahtarıdır demek pek de yanlış olmayacaktır.   Buna paralel olarak kötüye kötü demeyi...
Devamı »
 
» Doğal Yaşam
Arap Sümbülü
Arap Sümbülü
Latince ismi: Muscari Bourgaei Baker Soğanlı bitkilerden olup, kayalık yamaçlarda, dağ düzlüklerinde yetişir. 1500 metrenin üzerinde yayılış göste...
Devamı>>>
 
» Aktif Üye/Ziyaretçi
Üye: f.fayzin, gandalut, cemdanisger, fdiker, smkutlular, furkanbolat, tanerakbaba, seka, zeybek.35, aylmz, nesrinerdi, isokizginyurek, fh1453, rentner, (14)
Ziyaretçi: 34517
 
Toplam Üye: 265538
Dün: 19
Bugün: 11

Harran Evleri - Harran / Şanlıurfa

HARRAN
Şehri Kısa Tarihçesi:
Şanlıurfa'nın 44 Km. güneydoğusunda yer alan, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen, tarihi Harran Kenti, kendi adıyla anılan Harran Ovası merkezinde kurulmuştur. Tevrat'ta Hârân olarak geçen yerin burası olduğu söylenilir. İslam tarihçileri kentin kuruluşunu Nuh Peygamber'in torunlarından Kaynan'a veya İbrahim Peygamber'in kardeşi Aran'a (Haran) bağlarlar. 13.yüzyıl tarihçilerinden İbn Şeddad, Hz. İbrahim'in Filistin'e gitmeden önce bu şehirde oturduğunu yazmaktadır. Bu nedenle Harran'a Hz. İbrahim'in kenti de denildiğini, Harran'da İbrahim Peygamberin evinin, adını taşıyan bir mescidin, onun otururken yaslandığı bir taşın var olduğunu söylemektedir. Harran tarihiyle ilgili en doğru bilgiler arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulara dayanmaktadır. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari'de bulunan M.Ö. II. bin başlarına ait çivi yazılı tabletlerde "Har-ra-na" veya "Ha-ra-na" şeklinde rastlanılmaktadır. Kuzey Suriye'de bulunan Ebla tabletlerinde ise Harran'dan "Ha-ra-na" olarak bahsedilmektedir. M.Ö. II. binin ortalarına ait Hitit Tabletlerinde, Hitit'lerle Mitanni'ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran'daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir. Bu tarihi belgelerden anlaşıldığına göre, Harran adı 4.000 yıldan beri değişmeden günümüze kadar gelmiştir. Harran adı, Sümerce ve Akatca "Seyahat-Kervan" anlamına gelen "Haran-u" dan gelmektedir. Bazı kaynaklar bu kelimenin kesişen yollar veya çok şiddetli sıcak anlamına geldiğini de kaydetmektedirler. Gerçekten de Harran, Kuzey Mezopotamya'dan gelerek batı ve kuzey batıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı Harran, Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asur'lu tüccarların da önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu'dan Mezopotamya'ya Mezopotamya'dan da Anadoluya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmıştır. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur. Harran; Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin (Sabiizm) önemli merkezi olması yönüyle ünlü idi. Bu nedenledir ki Harran'da Astronomi ilmi çok ilerlemiştir.Urfa'nın Hrıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine karşılık, Asur, Babil ve Hitit devirlerinden beri Harran'da süre gelen Sabiizm varlığını M.S. II. yüzyıla kadar sürdürebilmiştir. Bu nedenle Hrıstiyanlar Harran'a Putperest şehri anlamına gelen "Hellenopolis" adını vermişlerdir. Emevi hükümdarlarından II. Mervan, Harran'ı devletin başkenti yapmıştır. Emevilerin Asya bölümü 750 yılında Abbasilere yenilerek Harran'da sona ermiştir. Abbasi hükümdarı Harun Reşit zamanında kurulan "Harran Üniversitesi" dünyada büyük bir ün kazanmıştır. İlkçağ felsefe ekolünün merkezi ve daha sonra Arap düşünce sisteminin kaynağı olan bu üniversiteden bugüne yalnızca gözetleme (astronomi) kulesi kalmıştır. Harran Üniversitesinde sürdürülen bilimsel çalışmalar din, gökbilim, tıp, matematik ve felsefe olmak üzere beş bölüme ayrılmıştı. Felsefede ağırlığın Platon, Aristoteles, Plotinos gibi bilginlerde olduğu görülmüştür. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi "Harran ekolü"dür. Harran'da bir çok büyük bilgin yetişmiştir. Devrin, en büyük Matematikçilerinden, Tabiplerinden ve Yunan filozoflarının eserlerini Arapçaya çevirenlerden 821 doğumlu Sabit bin Kurra, dünyadan ay'a olan uzaklığı doğru olarak hesaplayan Battani (Avrupalılar Albetegni veya Albatanius derler), Yunan filozoflarının maddenin bölünebilen en küçük parçasının (atom) parçalanamaz olduğuna dair iddialarını kabul etmeyen, oysa bölünmez kabul edilen bu parçanın müthiş bir enerji ile paraçalanarak Bağdat gibi bir şehri yıkabileceğini söyleyen ve böylece Atom'un mucidi sayılan Cabir bin Hayyan, Din bilgini Şeyhülislam İbni Teymiye Harran'daki okullarda yetişmiş dünyaca ünlü bazı alimlerdir. Fatimiler, Zengiler, Eyyübiler ve Selçuklular gibi İslam Devletlerin

Gönderen: Hümeyra Gümüşhan

Bulut İmparator... - Haluk Saraç
Bulut İmparatorluğu
Harran Evleri-2 - Hümeyra Gümüşhan
Harran Evleri-2
Harran Evleri-1 - Hümeyra Gümüşhan
Harran Evleri-1
Harran Eski Evi... - Mehmet Demir
Harran Eski Evinde Bir Oda
Bencede Harran - Emre Soydan
Bencede Harran
Sayfalar: 1
 
©Copyright 2002 - 2011