Fotoğraf ve fotoğrafçılık hakkında haberler, bilgiler ve tartışma platformu.
  Anasayfa Foto Haber Forum Foto Market Fotoğraf Galerisi Seri İlanlar Eğitim Fotoğraf Gezileri Reklam İletişim
film şeriti
  Sabah Kahvaltısı  - Fotoğraf: Ahmet Mert Yıldız Yolu - Fotoğraf: Bekir Karaca Gölge - Fotoğraf: Erkan Ölmez Mermerci - Fotoğraf: Ali Alper Kurşunluoğlu Portre - Fotoğraf: Mehmet Özıspartalı
29 Haziran 2022, Çarşamba
» Diyar Diyar Anadolu
 Doğal Yaşam
 İl İl Türkiye
 Kültürel Miraslarımız
 
 
» Fotoğrafça
Site Yöneticileri Uyuyor Mu?
adminMerhaba Arkadaşlar,      Sürekli eleştiriliyoruz. Taktir edilsek de genel de bu niye yok, şu niye eksik, onay niye geç gibi bir dolu sorunun muhatabı oluyoruz. Siteyle ilgili olarak bir çok konu açıldığı gibi birçok da e-mail alıyoruz. Bunların bir kısmına cevap verdiğimiz gibi b...
Devamı »
 
» Kültürel Miraslarımız
Kuş Sarayları
Kuş Sarayları
Kuş Evleri, Serçe Saraylar tarihi bina ve mimari eserlerde yer alırken, günümüze gelen ince bir zevkin göstergesi olarak yapıları süslüyor. Gelene...
Devamı>>>
 
» Aktif Üye/Ziyaretçi
Üye: adda, ozy._07, ebrugkm, (3)
Ziyaretçi:
 
Toplam Üye: 281320
Dün: 3
Bugün: 2

Perge Antik Kenti - Serik / Antalya

Perge (Antalya-Serik)

Pamphylia’nın önde gelen şehirlerinden biri olan Perge, Kestros (Aksu) Nehri’nin 4 kilometre batısında iki tepe arasındaki geniş bir ovanın üzerinde kurulmuştur.

M.Ö. IV. yüzyılda yaşayan ve Perge’den söz eden ilk yazar olan Skylax, şehrin Pamphylia’da olduğunu ifade eder. Yeni Ahit’de Havarilerin Faaliyetleri bölümünde “... Paul ve yoldaşları Paphos’tan ayrıldığı zaman Pamphylia’daki Perge’ye geldiler” cümlesi eski çağlarda Perge’ye denizden ulaşılabiliyor olduğunu gösterir. Tıpkı Kestros’un bugün uygun iletişim sağlaması gibi, eski çağlarda da dalgıçlar bölgeyi daha üretken kılıp Perge’de deniz ticaretine olanak sağlayarak önemli rol oynarlardı. Perge denizden 12 kilometre içerde olmasına rağmen, Kestros sayesinde bir kıyı şehri gibi denizin avantajlarından yararlanabiliyordu. Üstelik, içerde olmasından dolayı denizden gelen korsan saldırılarından da korunmuş oluyordu.

Üçüncü ya da dördüncü yüzyıl dünya haritasının geç dönem kopyalarında Perge, Pergamon’da başlayan ve Side’de biten ana yolun yanında gösterilir. Strabon’a göre, şehir Truva Savaşı’ndan sonra Mopsos ve Kalkhas isimli kahramanların liderliğinde Argos’tan gelen koloniciler tarafından keşfedilmiştir. Dilbilimsel araştırmalar Achaean’ların Pamphylia’ya M.Ö. ikinci bin yılın sonlarına doğru girdiğini doğrular. Bu çalışmalara ek olarak, 1953’te Perge şehrinin Helenistik giriş kapısının avlusunda yapılan kazılarda bulunan M.S. 120 – 121 yıllarına ait yazıtlar da bu kolonileşmeye tanıklık eder; heykellerin altlarındaki yazılarda şehrin kurucularından Mopsos, Kalkhas, Riksos, Labos, Machaon, Leonteus ve Minyasas adlı yedi kahramandan söz edilir.

Dördüncü yüzyılın ortalarına kadar Perge ile ilgili daha fazla yazılı kayıt yoktur. Bununla birlikte, Büyük İskender’in gelişine kadar Perge’nin Perslerin yönetiminde bulunuyordu. M.Ö. 333’te Perge, İskender’e teslim olmuştur. İskender’in ölümünden sonra, Perge kısa bir süre Antigonos’un nüfuz alanına ve daha sonra Seleucid egemenliği altına girmiştir. Seleucidler ve Pergamon kralı arasındaki sınır anlaşmazlığı, Apamea Antlaşması’ndan sonra da devam edince Roma Konsolosu Manlius Vulso M.S. 188’de arabulucu olarak Roma’ya gönderilmiştir. Manlius Vulso, III Antiochos’un Perge’de bir garnizona sahip olduğu öğrenince Pergamon Kralı’nın ısrarı ile şehri kuşatmıştır. Bu noktada, garnizon komutanı, konsolosu Antiochos’un izni olmadan şehri teslim edemeyeceği konusunda bilgilendirmiş ve bunun için otuz güne ihtiyacı olduğunu söylemiştir. Bu sürenin sonunda da Perge Pergamon’un eline geçmiştir.
Yaklaşık olarak M.Ö. 133’te Pergamon Krallığı Roma’ya devredildiğinde Perge, tam bağımsız olmuştur.

Perge’de kutsal sayılan tanrı ve tanrıçalar arasında Artemis’in önemli bir yeri vardır. Pamphylia lehçesinde Vanassa Preiia denilen bu eski Anadolu tanrıçası, Helenistik dönem madeni paralarının üzerinde bu adla görülür ve Yunan kolonileşmesinden sonra Artemis Pergaia adını alır. Madeni paraların üzerine kült heykel ya da kadın avcı olarak basılmasının yanı sıra, Perge’nin Artemis’i kazılarda bulunan bir çok heykel ve rölyefin de konusudur. Kare taş blok üzerinde kült heykel biçimindeki bir rölyef özellikle ilginçtir. Artemis Pergaia kültü, daha birçok şehirde görülür.

Artemis Pergaia’nın bu kadar ünlü olmasına rağmen, ona ait tapınağın izleri henüz bulunamamıştır. Yalnızca Artemis’in altınla bezeli heykelini koruyan ve boyutları, güzelliği ve mimarisi antik yazarlar tarafından göklere çıkarılan bu ünlü anıtın madeni paralardaki şematik betimlemelerinden edinilen bilgiler bulunmaktadır. M.S. 46’da , Perge Hıristiyan dünyası için önemli bir olaya ev sahipliği yapmıştır. Yeni Ahit, Havarilerin Faaliyetleri bölümünde, St. Paul’ün Kıbr

Gönderen: Gülter Özgür

Perge Antik Ken... - Gülter Özgür
Perge Antik Kenti
Perge-çeşme - Rasim Tunçel
Perge-çeşme
Sayfalar: 1
 
©Copyright 2002 - 2011