ozgesrkn
ozgesrkn
üye
(Amatör)
Antalya

İlk Makinamda Yardım Lütfen...

Herkese iyi akşamlar...
Çoçukluktan beri fotoğrafçılığa olan merakımı artık sizlerinde yardımıyla analog bir makina alıp hayata geçirmek istiyorum.Forumu inceledim.Bir kaç arkadaşımız da ben gibi bu konuda fikir almak istemiş.Onlara önerdiğiniz fotoğraf makinalarının arasından seçim yapamıyorum çünkü hiç bir fikrim yok.Bu yüzden bu sene okulumun fotoğrafçılık kulubüne katılmayı düşünüyorum.Ne tür fotoğraflar çekmek istediğime gelince buna bir sınırlandırma getiremiyorum...
Makinalar şunlar :
1)Minolta srt 101
2)Minolta xg2
3)Pentax mz-7
4)Pentax mz-50
5)Canon eos 3000n slr
6)Canon eos 3000v slr

Yardımcı olursanız çok sevinirim.Şimdiden her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

 

Tarih: 8 Eylül 2009, 22:06 - İp: 88.***.**2.95
Cevapla
antika
antika
üye
(Meraklı)
Istanbul

Listede belirtilen Minoltalar manuel fokuslamalı MC/MD sistemdir. Bu sistem 1964'ten 1985'de Minolta Maxxum/Dynax 7000 modeli çıkana yaşamıştır. Minolta 7000, oto fokuslamalı (AF) bir modeldir ve lens sistemi tamamen değişmiştir, MC/MD lenslerle uyumsuzdurlar. Minolta 1985'den sonra bütün önceliğini AF sisteminde vermekle beraber (artık Sony oldu) , eski sistemin üretimini Çin'e kaydırarak 3.Dünya ülkeleri için 5-10 sene daha bu sistemde üretime devam etmiş. MC/MD sisteminin bugün için en büyük avantajı çok ucuza ve kolayca temin edilebilmeleridir. Canon ve Nikon'un o dönemde çıkardığı lenslerle aynı kalitede olmasına rağmen, bugün Minolta MC/MD lensleri gayet ucuza bulmak mümkün.

SRT-101, pozlaması dahil tamamen manuel, tamamen mekanik bir makinadır. SRT-101 bir klasiktir. Pille çalışan merkez ağırlıklı (CenterWeighed) ölçüm yapan bir pozometresi vardır, ama resim çekmek için pozometrenin çalışmasına lüzum yoktur, yani pile ihtiyaç duymaz, fotografçı doğru pozlamayı tahmin edebiliyorsa, doğru perde hızı ve diaframı ayarlayarak fotograf çekebilir. Maalesef pozometresi bugün artık üretilmeyen 1.35 voltluk pille çalışır. Piyasada yaygın olarak bulunan 1.5 voltluk pillerle çalıştırmak mümkün ama bunun için makinenin kalibre edilmesi gerekiyor. Vizörü eski tiptir, biraz daha karanlıktır ama alan derinliğini tam olarak gözlemlemek mümkündür. (1970lerin ortalarındab itibaren, bugünkü DSLRlar dahil, hiçbir modelde böyle birşey mümkün değişdir) SRT-101 dayanıklılığıyla ün salmış bir model olmakla beraber, 40 yaşında olduğu gözönünde bulundurulmalıdır. SRT-101'in aynasının kilitlenebilmesi (sonraki Minoltaların hiçbirinde bu yoktur) ve tamamen mekanik olması sebebiyle 10,20 ve hatta 60 dakika pozlama gerektiren astronomik fotografçılığa uygundur, bunun dışında pek tavsiye etmem, SRT-101 kötü olduğundan değil, sadece günümüzde en azından pozlamayı otomatik yapacak bir makina kullanmanın gereğine inandığımdan.

XG-2, 1977'de piyasaya çıkmış. Perdenin zamanlayıcısı elektroniktir dolayısıyla çalışmak için pile ihtiyaç duyar. Film sarması ve perdesi mekaniktir, pil sadece pozometreyi ve ona bağlı zamanlayıcıyı besler, dolayısıyla bir pille senelerce idare edilebilir. Pil günümüzde de her yerde temin edilebilen cinstendir. Diafram öncelikli otomatik pozlamalıdır. Ölçümü merkez ağırlıklıdır. Tamamen manuel çalıştırmak mümkündür. Geçen sene XG-2 ile bir makara film çekme fırsatım oldu, kullanması zevkli bir makina, pozlaması gayet güzel çalışıyordu. XG-2'ye benzer bir model de birazcık daha yeni X300'dür, bunda AE-lock özelliği de vardır.


Listenizde bahsi geçen diğer makinalar AF özelliklidir. Üzerşerinde P, S (Tv) , A (Av), M modları olduğu sürece hepsi işinizi görecektir. Yalnız bu sistemlerin lenslerinin fiyatına dikkat edin.

 

Tarih: 9 Eylül 2009, 01:36 - İp: 88.***.**9.220
glorfindel
glorfindel
üye
(Amatör)
Istanbul

Merhaba,

Daha önce benzer soruyu soran arkadaşlara yaptığım önerinin aynısını yapmak istiyorum. Öncelikle ileride kullanmak istediğiniz DSLR marka/modelini düşünmeniz daha doğru olacaktır. Çünkü maddi imkanınız olduğunda ve kendinizi geliştirdiğinizde bunu isteyeceksiniz. Bu durumda ise marka değiştirmek en azından başlangıç için külfetli olacaktır. Arkadaş Minolta'larla ilgili durumu söylemiş. Ben de Pentax ve Canon ile ilgili kısa bir bilgi vereyim.

Pentax MZ-7 ve MZ-50 temelde birbirine benzeyen makinelerdir. Bir amatörü çok etkileyecek farkları yok. Ama zaten ikinci el alınabileceği için önemli bir fiyat farkı olmayacaktır. Bende MZ-50 var. Özellikle siyah beyaz çekimlerde kullanıyorum. Gayet de memnunum. Bu iki makine ile kullanacağınız tüm lensleri ileride Pentax marka DSLR almanız durumunda aynen kullanabilirsiniz. Pentax lensler İstanbul'da Hayyam pasajında uygun fiyatla bulunabilmekte. Ama internet üzerinden özellikle ebay'den çok ucuza ve çok kaliteli lensler alabilirsiniz. Dediğim gibi ilerde Pentax DSLR alırsanız bunlar çöp olmayacaktır.

Canon'un 3000n ve 3000V modelindeki farkı hatırlamıyorum ama çok basit bir farktı ve 3000V daha iyiydi diye hatırlıyorum. Yanlışsam düzeltecektir arkadaşlar. Bir dönem Canon 300V kullanmıştım (3000V'nin bir büyük ağabeyi diyebiliriz). 28-90 kit lensi çok iyi değil derler. Buna dikkat edebilirsiniz. Onun dışında bu makinelerle kullanacağınız Canon EF serisi lensleri ilerde Canon marka DSLR almanız durumunda da kullanabilirsiniz.

Şahsi fikrim, auto focuslu, dahili flaşlı bir makine almanız daha doğru olur. Böylelikle çok fazla mekanik zorlukla uğraşmak zorunda kalmadan kendinizi geliştirebilirsiniz. Aldığınız lensler de ilerde işe yaramaya devam edecektir.

 

Tarih: 9 Eylül 2009, 17:19 - İp: 193.***.**7.122
ozgesrkn
ozgesrkn
üye
(Amatör)
Antalya

Öncelikle her ikinize de üşenmeyip uzun uzun açıkladığınız için çok teşekkür ederim.bu yorumlardan sonra kafamda bazı şeyler şekillenmeye başladı diyebilirim...son olarak 2 soru sormak istiyorum.
1)
' Glorfindel' demişsin ki auto focuslu ve dahili flaşlı bir makina alırsan daha rahat edersin.sanırım bu saydığım aletlerde de bu özellikler yok.ben öğrenci olduğum için fazla bi bütçe ayıramıcam bunun için bu özellikte olan makinaların fiyatı ne kadardır ve ikinci el bulabilir miyim ?? bir de model önerebilir misin ?
2)
Araştırmamı yaparken minolta x700 le karşılaştım.gayet hoş gürünüyor ve yorumlarında da olumlu özelliklerinden bahsedilmiş. siz bu makina hakkında ne düşünüyorsunuz? alsam rahat kullanabilir miyim?

 

Tarih: 11 Eylül 2009, 09:37 - İp: 85.***.**3.184
glorfindel
glorfindel
üye
(Amatör)
Istanbul

Minoltaları hiç tanımıyorum ve bilmiyorum. Birşey söylemem doğru olmaz. Ama Pentax ve Canon'un yazdığın modellerin dördü de autofocuslu ve dahili flaşlıdır. Şunu söylemek istedim; eğer Minoltalar öyle değilse (bilmiyorum) diğerlerinden birini tercih etmek bana daha doğru gibi geliyor.

Bendeki Pentax MZ-50'yi gayet temiz bir şekilde 1-2 sene önce 150 TL'ye Hayyam'dan almıştım (sadece gövdeyi aldım. Lensi ebay'den almıştım). Size tavsiyem İstanbul'a geliyorsanız Hayyam'a bir uğrayın. Olmuyorsa ebay'den satıcıları iyice kontrol ederek alım yapabilirsiniz. Yurt dışı getirilerde 100 Euro altındaki gönderiler için gümrük vergisi alınmıyor. Bu rakamın altına ebay'de çok temiz makineler bulmak mümkün. Tercihen "free shipment" (ücretsiz gönderi) olanlardan seçmeye çalışın. Eğer gönderi ücreti vermeniz gerekirse de ürünün bedeli ile nakliye tutarının 100 Euro'yu geçmemesine gayret edin. Yurtdışından getirtemiyorsanız, aynı şekilde satıcıları inceleyerek gittigidiyor ya da sahibinden.com sitelerinden de araştırabilirsiniz.


Not: Yazdığınız Minoltalara baktım, her ikisinde de autofocus ve dahili flaş yok.

 

Tarih: 11 Eylül 2009, 11:48 - İp: 193.***.**7.122
ozgesrkn
ozgesrkn
üye
(Amatör)
Antalya

Glorfindel çok teşekkür ederim.dediğiniz gibi pentax mz-50 lenslerini ilerde alıcağım dlslr makina ile uyum sorunu yaşatmayacağı için sanırım onu seçicem. istanbul'a gelme ihtimalim şuan için yok gibi.ama bakalım ebay den ya da gittigidiyordan bulabilirsem bu yıl içinde almayı planlıyorum.yardımlarınız için çok sağ olun.
kolay gelsin...

 

Tarih: 11 Eylül 2009, 13:59 - İp: 85.***.**3.184
antika
antika
üye
(Meraklı)
Istanbul

Minolta X700, Minolta AF'ye (AutoFocus) geçmeden önce çıkardığı son popüler modeldir. O da, burada daha önce bahsini ettiğimiz MD/MC lensleri kullanır. Kalitelidir, klasiktir, bundan dolayıdırki fiyatı bugün bile göreceli olarak yüksektir. X700'ün XG2 veya X300 gibi modellerden üstünlüğü P (program) modunda da pozlama yapabilmesi ve TTL flaş kullanabilmesidir.

Bugün 1970lerin Pentax K1000, Canon AE1Program, Minolta XD-7/11, X700 vs. gibi klasik modellerin fiyatının 80lerin 90ların pekçok bol yetenekli, kullanışlı, AFli, Flaşlı modelinden daha fazla olmasının sebebi tarzdır, bir tür metal fetişizmi. Ne dediğimi anlamak için bu makinaları elinize alıp kıyaslamanız lazım, 70lerin makinalarını elde tutma, sahip olma isteğini dürtükler.

Fotografçılık açısından bakarsak 90'larda üretilmiş Pentax, Minolta, Canon veya Nikon'un en ucuz modelleri bile şu önemli pratik özellikleri barındırırlar :

1. AF
2. Matris ölçüm. (70lerin modelleri merkez ağırlıklı ölçüm yapar)
3. Her çekimden sonra filmi kendisi sarar (70lerin modellerinde bunu harici motorla yapmak gerekir)
4. Yeni makara yerleştirmek çok basittir.
5. Dahili flaşları vardır.
6. Mutlak cahiller için üretilmiş birkaç model hariç hepsinde P, A (Av), S (Tv), M modları vardır.(özellikle birkaç Canon modelinden uzak durmak gerekiyor, EOS 750, 850, 1000 gibi)

2.el piyasasında 90larda üretilmiş ekonomik sınıf makinalar, bunca avantajlarına rağmen 70lerde üretilmiş klasiklerden daha ucuza müşteri bulurlar. Çünkü plastiktirler, tarzları zayıftır, her halleriyle ucuz hissettirirler.

Aynı şey lensler için de geçerlidir. 70'lerin metal lenslerinin fokus halkaları yağ gibi kayar, diafram bileziği saat gibi tık tık eder. 80lerin 90ların ekonomi sınıfı plastik lenslerinde aynı incelik yoktur, ekonomi sınıfı olmayan modeller ise bugün bile bir öğrenci bütçesinin çok çok üstündedir.

Sonuç :

Ben işe yeni başlayan bir öğrenci olsaydım kendime kit lensiyle beraber 90'larda üretilmiş bir Pentax, Minolta, Canon veya Nikon makina alırdım. Sonraki ilk işim 50mm lens edinmek olurdu. Sonra ..... zaten o aşamaya gelmiş adama tavsiye edecek birşey yoktur, o zaten kendi yolunu bulur.


----------------------------------------------------------------
Minolta AF modelleri hakkında not:
Sizin için 505 veya 404 modelleri gayet uygun ve makul seçenekler.



 

Tarih: 11 Eylül 2009, 21:38 - İp: 88.***.**2.69
glorfindel
glorfindel
üye
(Amatör)
Istanbul

Arkadaşa tümüyle katılıyorum. 70'li yıllarda üretilmiş tamamen metal bir Porst FX4 kullandım (baba yadigarı). Güzeldi ama zorlukları vardı. 90 ve 2000'lerin analog makineleri pek çok kolaylığı barındırıyor..

Antika'nın önerisi çok mantıklı. Kit lensli bir makine ile başlayıp en kısa zamanda bir 50mm mükemmel olur.
Yalnız tekrar hatırlatmak isterim. Öncelikle mutlaka ilerde kullanacağınız DSLR markasına karar verin. Analog makineyi ona göre kullanın. Ben hem analog hem dijital Pentax ve Canon makineler kullandım. Kendime göre avantaj ve dezavantajlar gördüm. Bunları forumda araştırırsanız pek çok yerde okuyabilirsiniz.

-Pentax seçmeniz durumunda- olanak olduğunda SMC A 50mm f:2 lensi temin etmenizi öneririm. ebay'den 30 $'a almıştım. Hem MZ-50 ile hem de K100D dijital ile kullandım. Şimdiye kadar sahip olduğum ya da bir şekilde kullandığım lensler içinde en keskiniydi.

Canon alırsanız da (kit lensten sonra) EF 50mm f:1.8 lensi tavsiye edebilirim. O da gayet keskin bir lens sayılır. Sıfır olarak halen üretilen bir lens ve bildiğim kadarı ile sıfır fiyatı piyasadaki en ucuz lens olması lazım (Hayyam fiyatı 120$)..

Ne alırsanız şimdiden güle güle kullanın. Nasılsa arada çok büyük farklar olmayacak..

Not: Her iki marka için de kit lensi 28 ile başlayanlardan seçmenizi öneririm. 28-80 (ya da 90) bulabilirsiniz. 35-80'ler ise pek çok durumda ihtiyacınız olacak geniş açıya yeterli olmayacaktır.

 

Tarih: 12 Eylül 2009, 00:16 - İp: 95.***.**3.152
antika
antika
üye
(Meraklı)
Istanbul

Herşeye rağmen 70'lerin güzel metal makinalarının pratik kullanım amaçları da yok değil.

AutoFocus 50mm F1.8 veya F1.7 lensin 2.el fiyatı 200-250 YTL. Canon, Nikon, Minolta ve Pentax, farketmiyor. Sıfırı için fiyat ikiye katlanıyor. ManuelFocus 50mm F1.8 veya F1.7 lensin 2.el fiyatı ise 40-80 YTL. arasında değişiyor.

24mm gibi geniş açı lenslerin fiyatı, eğer AF ise, 2.elde bile 500-600 YTL'nin altına düşmüyor.

AF olayının önemini yitirdiği makro, geniş açı(*) veya durağan konularda, 70'lerin güzel sistemlerine cüzii bir yatırım yapılarak amaca ulaşılabilir. Ben şahsen öyle yaptım.


(*) Açı genişledikçe, yani fokal uzunluk küçüldükçe, alan derinliği (Depth of Field) artar fokuslamanın hassasiyeti önemini yitirir.

 

Tarih: 12 Eylül 2009, 01:28 - İp: 88.***.**2.2
Sayfa(lar): 1

İlgili Olabilecek Konular
Gönderen
Cevap
Okunma
Son Gönderim
fragile77
3
680
09 Eki. 2017, 22:42
zbkdygn
rstgzr27
5
2065
31 May. 2017, 07:05
ercan43
sekerkiz0606
4
1750
24 Nis. 2017, 23:55
kenanmert
ismailakyag009
2
1794
14 Mar. 2017, 16:46
nevilloz
lfkaya
5
461
15 Şub. 2017, 21:39
lfkaya
nuvanda81
2
506
15 Şub. 2017, 21:21
mete007
» Fotoğrafça
Gece Fotoğraf Çekimi
orh.turhanGece (düşük ışık) çekimi   Hemen her fotoğraf makinesi sahibi, bir ya da birkaç kez gece çekimi yapmayı denemiştir. Bu denemelerin büyük bir çoğunluğu ise başarısızlık ile sonuçlanmıştır. Halbuki gece çekimlerinde dikkat edilecek bir iki ufak ayrıntı ile sonuçlar düzelebilirdi. Bunun sebe...
Devamı »
» Bizi Takip Edin!
Aktif Üye / Ziyaretçi
mnsert, chanelhayati, tatli, (3)